Hükümete Doğru: Almanya

Şu an Avrupa gündemini meşgul eden iki konu var: Brexit ve Almanya. Birincisi ile ilgili detaylı bilgi için Brexit 2.0 başlıklı yazımı okuyabilirsiniz. İkincisine gelince, Almanya demek Avrupa demek. Özellikle Trump ile yönetilen ve gitgide yalnızlaşan Birleşik Amerika’nın bıraktığı boşluğu Avrupa’nın doldurmasına ihtiyaç var. Başta Emmanuel Macron ve AB yanlıları gözlerini dikmiş Almanya’dan gelecek sonuçları bekliyor.
Hatırlarsanız, Almanya Federal Meclis seçimleri 24 Eylül 2017’de yapılmıştı ve o gün bugündür Almanya’da hükümet kurulamadı. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Almanya’da bu bir ilk. Seçim günü yazmış olduğum yazıya göz atarsanız göreceksiniz ki benim tahminim Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Hristiyan Birlik Partileri arasında (CDU/CSU) büyük koalisyon olacağıydı ama Sosyal Demokratlar yüzde 20,5 ile parti tarihinin en kötü sonucunu aldı ve seçmenin mesajını aldıklarını, ana muhalefet partisi olarak kalarak hükümette yer almayacaklarını açıkladılar. Bunun üzerine, Hristiyan Birlik partilerine Liberaller ve Yeşillerle koalisyon yolu göründü. Jamaika olarak da bilinen koalisyon gün yüzü göremedi. Liberal Demokratlar koalisyon görüşmelerini terketti ve ülke belirsizliğe sürüklendi. Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in mekik diplomasisi sonunda Sosyal Demokratlar ön görüşmeler için masaya oturmaya ikna oldu.
Merkel liderliğindeki Hristiyan Demokratik Birlik (CDU), kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ile SPD arasında yapılan ön görüşmeler geçen hafta mutabakatla sonuçlandı. SPD Yönetim Kurulu, 6’ya karşı 34 oyla koalisyon müzakerelerine geçilmesine yeşil ışık yaktı. SPD lideri Martin Schulz’un “mükemmel sonuç elde ettik” sözleriyle değerlendirdiği 28 sayfalık uzlaşma metnini yönetim bugün olağanüstü parti kurultayında parti delegelerinin onayına sundu. Parti tabanı ve gençlik örgütü Jusos uzlaşmaya tepkili. Yönetim endişeli ama kararlı.
SPD KONGRESİ: YENİ ZAMAN YENİ POLİTİKA GEREKTİRİR
Erken seçimlerin, ülkeye #Groko olarak bilinen büyük koalisyondan daha zarar vereceğine inanan parti kurmayları, bugün Bonn’da yapılan Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin olağanüstü kurultayında delegelerden Büyük Koalisyon görüşmelerine başlamak için destek istiyor. Sosyal Demokrat Parti’nin tarihinde ilk defa, Hristiyan Birlik partileriyle hükümet ortağı olabilmek için koalisyon görüşmelerine başlanıp başlanmayacağını delege oyları belirliyor. Bonn’da şenlik havasında geçmesini beklemediğimiz olağanüstü kongreden notlar paylaşmak istiyorum sizlerle:
Sabah 11:00 itibariyle delegeler kurultayın yapılacağı Dünya Kongre Merkezi’ni doldurdu. Salona gergin bir hava hakim. Birçok delege yarışın kafa kafaya gideceğini ve sonucun tahmin edilmesi güç olduğunu söyledi .
Saat 11:18 itibariyle kurultay başladı ve sahneye açılış konuşmasını yapmak üzere Genel Başkan Yardımcısı ve Renanya-Palatina eyaleti Başbakanı Malu Dreyer çıktı. Dreyer’i yazılı, görsel ve sosyal medyadan takip ediyorum, ülkedeki sığınmacılar konusunda oldukça hassas. Uzlaşma metninde sığınmacılar ile ilgili alınan kararları desteklemediğini ama ülkenin azınlık hükümeti ile yönetilemeyeceğini ifade etti ve delegeleri EVET oyu vermeye çağırdı.
Ardından Kuzey-Ren Vestfalya eyaleti Parti Teşkilatı Başkanı Michael Groschek sahne aldı. Delegelere yenilenme çağrısı yaparak sözü Parti Başkanı Martin Schulz’a bıraktı. Schulz, gençlik teşkilatının bulunduğu tarafa dönerek, “Nasıl oy verirsek verelim, birbirimize güçlü bağlarla bağlıyız” diyerek sözlerine başladı. Çok zayıf bir alkışla karşılanan Schulz, konuşmasına ön görüşmelerde elde ettikleri sonuçları savunarak devam etti “İstediklerimizin çoğunu elde ettik, bu belge Avrupalı bir Almanya’nın ve Almanyalı bir Avrupa’nın manifestosu”
Schulz’un konuşmasının ardından, Sosyal Demokrat Partinin (SPD) gençlik teşkilatı Jusos’un Berlin şubesi Başkanı Annika Klose söz aldı ve çok duygual bir konuşma yaptı. Delegelerden HAYIR deme cesaretini göstermelerini istedi. Ardından Jusos’un başkanı Kevin Kühnert bir rock yıldızı gibi alkış kıyamet arasında sahneye çıktı. Kühnert aylardır yürüttüğü mücadeleden vazgeçmeyeceğini, büyük koalisyonun partisine zarar vereceğine inandığını söyledi ve delegeleri HAYIR demeye çağırdı: “Yarın bir dev olarak yeniden doğabilmek için bugün cüce olmaktan zarar gelmez”
Kühnert’in ardından sırayla partililer söz aldı ve konuşmaların ardından oylamaya geçildi. Toplam 642 delegenin oy kullandığı kongreden 362 Evet, 279 Hayır oyu çıktı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *