Brexit 2.0

Kim derdi ki aşırı sağcı Nigel Farage ve Tony Blair aynı safta yer alacak? 2016 yılının Temmuz ayında Avrupa Birliği ile 43 yıllık fırtınalı birlikteliğini halkoylaması ile noktalayan İngiltere’de sular durulmuyor. İlk önce, eski Başbakanlardan Tony Blair’in yaptığı ikinci referandum çağrısı, şimdi de Nigel Farage’ın konu ile ilgili yaptığı açıklamalar. Elbette, başından beri Avrupa Birliği ile yolları ayırmayı İngiltere’nin intiharı sayan Tony Blair’den böyle bir açıklama gelince şaşırmıyoruz ama Brexit oylamasının mimarı da sayılabilecek, aşırı sağcı UKIP partisinin eski başkanı Nigel Farage ikinci bir referandumu desteklediği yönünde beyanat verince haliyle adada ve kıtada yer yerinden oynuyor.
Geçtiğimiz günlerde, Farage, İngiliz televizyon kanalı Kanal 5’de yayımlanan The Wright Stuff programında, Brexit referandumu hakkındaki görüşlerinin değiştiğini ve İngiltere’nin AB ile yollarını ayırmasına karşı olanların ikinci bir oylama ile ebediyen susturulacağını milyonlarla paylaştı. Farage, oylamadan yine ayrılma kararının çıkacağından o kadar emin ki, insanın aklına erken seçimlerde kendi ayağına kurşun sıkan Theresa May geliyor ister istemez. Farage, “Şu su götürmez bir gerçek ki, Clegg, Blair ve Adonis gibiler asla ama asla vazgeçmeyecek. Sürekli zırıldıyacak, mızmızlanacak ve ağlacaklar” diyor ve ekliyor, “işte tam da bu nedenle ikinci bir oylamanın gerekliliği konusunda ikna oldum gibi.” Tartışmalara son noktayı Başbakanlık Resmi Sözcüsü, “İkinci bir referandum söz konusu değil,” diyerek koydu. Evet konu kapandı, şimdi kaldığımız yerden devam edelim.
Kazın ayağı öyle değil işte. İngiltere’de hükümet hassas dengeler üzerinde; ha düştü ha düşecek. Hatırlayın, 2017’nin Nisan ayında, Theresa May, boşanma sürecine daha dik, daha güçlü girebilmek için erken seçime gitti. Bırakın gücüne güç katmayı, meclisteki çoğunluğundan da oldu. Eee ne demişler kazın ayağı öyle değil Sayın Başbakan.
Burada izin verirseniz bir parantez açmak istiyorum. Nasreddin Hoca’ya atfedilen bu atasözümüzü nedense son zamanlarda çok kullanır oldum. Aslına bakarsanız atasözünün hikayesini merak ettim ve bir arama motoruna yazarak biraz araştırma yaptım. Neler çıkmadı ki…Çok değerli meslektaşım gazeteci yazar Soner Yalçın’ın 2015 tarihinde yazdığı “Kazın Ayağı” başlıklı bir yazı da çıktı. Mutlaka okuyun derim. Bunu da araya sıkıştırmış olayım.
Evet, dönelim Britanya’ya…Kuzey İrlanda’nın aşırı sağcı Demokratik Birlik Partisinin (DUP) dışarıdan desteğiyle kurulmuş olan Theresa May’in azınlık hükümeti 2017’yi sallayan cinsel istismar suçlamalarından nasibini almasın mı? İlk önce Kasım ayında Savunma Bakanı Sir Michael Fallon, ardından da Başbakan Yardımcısı Damian Green’in istifaları istendi. Araya bir de, Kabine’nin yardım bakanı olarak da bilinen Priti Patel’in istifası girdi. 45 yaşındaki Uluslararası Kalkınma Bakanı Patel’in Ağustos ayında İsrail’de üst düzey yetkililerle gizli bir görüşme yaptığının ortaya çıkmasıyla, Başbakan derhal onun da istifasını istedi. 2018 yılına hayallerinin aksine yara almış olarak giren Theresa May şimdi de ikinci bir oylama seslerini bastırmak zorunda.
Ben başından beri, İngiltere’nin Brexit’ten vazgeçeceğini savunuyorum. Evet, burada ister istemez bilginin kesinliği konusu gündeme gelecek ama o konuya girersem bu yazı bitmez. O nedenle elimdeki veriler izin verdiği ölçüde Brexit’in gerçekleşmeyeceğini iddia ediyorum.  Olaylar o yöne doğru ilerliyor ben ne yapayım. Mesela, dün resmi Twitter hesabından dünyaya seslenen Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk, İngiltere’ye bir nevi zeytin dalı uzattı ve kalbimiz hala sizinle, olur da fikir değiştirirseniz sizi bağrımıza basmaya hazırız, dedi.
Önümüzdeki günler neler gösterecek kimbilir. Acaba İngiltere, Pir Sultan Abdal gibi, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan mı diyecek? Ya da, birliktelik sabır ister emek ister hoşgörü ister; kırk yıllık yol arkadaşım, sana bir şans daha veriyorum mu diyecek? Bekleyelim ve görelim…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *